Türkçe English

Yüksek Sese Maruz Kalma ( Akustik Travma) Ve Tinnitus İlişkisi

Yüksek sese maruz kalma ( akustik travma) ve tinnitus ilişkisi

Akustik travma olarak adlandırılan yüksek ses travmalarının işitme sisteminde hasarının oluşabilmesi için süre sesin şiddeti önemlidir. Örneğin 90 dB şiddetindeki ses 8 saatte hasar bırakmaya başlarken, 120 dB ile 7-8 dakikada hasar başlatabilir. Yoğun trafiğin gürültüsü yaklaşık 80-90 dB, konuşma sesi 60 dB,  portable müzik aletlerinin (cep telefonu , mp3 çalar vb) kulaklık maksimum çıkış gücü ise 110 dB, kişinin karşılıklı rahat konuşmasına engel olacak seviyedeki çevre gürültüsü otolojik hasar bırakabilir ve genellikle ilk bulgusu tinnitusdur

Genellikle ateşli silahlar 140 dB düzeyinde gürültü üretirler. Büyük çaplı tüfek ve tabancalar 175 dB üzerinde ses üretebilen iken,  küçük 22 kalibrelik tüfek, 140 dB civarında gürültü üretebilir. Ateş edilen alanın kapalı olması , yüksek seslerin duvarlardan yansıması, artan yankı etkileri ile ses travması oluşturma etkilerini aratabilir.  Ayrıca, silahların namlu gibi modifikasyonlar silahın daha yüksek ses üretmesine neden olabilir.  Kısa bir sürede atış olsa bile koruyucu tedbirlerin alınması gerekir. İşitme ve / veya tinnitus sıkıntıları özellikle avcıların, polislerin, askeri personelin büyük sorunlarından biridir. Bu meslekler kalibreli tüfek, av tüfeği, tabanca, piyade tüfeği, roket atar, topçu ateşi ile yakın ilişkilidirler. Avcılıkla uğraşan kişiler genellikle av sezonlarında ve sonrasında sıklıkla bize müracaat ederler.

Ateş ederken ateşli silahın namlusunun bulunduğu taraf doğrultusunda sorunun oluştuğu kulak genellikle bellidir. Çünkü sağ eli ile atan atıcılar da genellikle sağ kulakta problem olabilmektedir. Sol kulak daha az hasar alır. Sol kulak kısmen başın gölge etkisi ile korunmaktadır. Genellikle bu durumlarda yüksek frekanslı yani tiz seslerde işitme kaybının yanı sıra çınlamada işitme kaybına eşlik edebilir.  Silahın durumuna göre korunma tedbirleri almak önemlidir. Avcı iseniz düşük kalibreli tek atış yapan pompalı veya yarı otomatik silah tercih edilebilir. Atış yapılan alanlara dikkat ederek sesin yansıyarak etkisinin artacağını akıldan çıkarmamak, özellikli sesi filtre edici etkisini azaltıcı kulaklıklar kullanılması, tüfeği ateşlerken kulak civarından  uzak tutulması önemlidir.

Ses travmalarından hemen sonra oluşan işitme kaybı veya çınlamalar genellikle geçicidir.  16 ile 48 saat sonra kaybolur. Bu bu süreç bazen bir - iki haftaya kadar uzayabilir. Bu bir-iki haftalık süreci beklemeden kişinin erken müracaatında yapılabilecek bir kaç tedavi şekli olabilir. Bu tedaviler tabiki akustik travmanın şiddetine göre değişkendir. Şayet erken dönem dışında bu bir, iki haftalık süreçte tinnitus hala devam ediyor ve şiddetinden bir şey kaybetmemişse kalıcı olabilmektedir. Erken dönemler tedavi başarı şansını çok yükseltir. Bazı bilimsel kaynaklarda ise bir aya kadar akustik travma ile oluşan tinnitusta beklenebileceğinden bahsetmektedir. Kişi herhangi bir sağlık kurumundan tedavi alımadan bu süreç bir ay süreye ulaşmış ise tinnitus kalıcı olmuş kabul edilerek daha kapsamlı tedavilere başlanmalıdır. Ancak çınlamanın seviyesi belirgin oranda gün geçtikçe azalmakta ise o zaman bir müddet daha beklenebilir.

Bunların dışında Müzisyenler, gürültülü ortamda çalışan fabrika işçileri ( pres, kalıp vs. işleri), yüksek sesle uzun süre müzik dinleyenler, Kulaklıkla sürekli müzik dinleyenlerde de Potansiyel işitme kayıpları ve tinnitusa aday kişilerdir. Trafik kazalarında patlayan hava yastıkları ki bu ses şiddeti 160-180 dB civarıdır bu ses şiddeti ile tinnitus gelişebilmektedir.

Gene dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi de ülkemizde sıklıkla görülen düğün, sünnet müzik organizasyonu gibi aktivitelerdir.  Yüksek ses içeren konserler veya düğün gibi merasimlerde yüksek volümlü hoparlörler kullanılması riski artırmaktadır. Ayrıca Düğün nişan gibi aktivitelerde silah atışları, Zurnacıların kulağın yakınında üflemeleri gibi daha pek çok yüksek sesin işitme ve çınlamaya neden olacağı akıldan çıkarılmamalıdır. Bu gibi durumlardan mümkün oldukça kaşınılmalı, ses hoparlörlerinin etki alanlarından uzak durulmalıdır.

Yüksek sese maruz kalmak  işitme fizyolojisinde ve anatomisinde ne gibi değişimler yapar?:

Normal işitme fizyolojisine bakarsak; Normalde ses dalgaları kulağa geldiğinde kulak zarına çarpar ve titreşim halinde zarın arka bölümünde yer alan ve orta kulak alanında yer alan birbiriyle bağlantılı halk arasında çekiç , örs, üzengi olarak bilinen üç kemikçik ( malleus, inculs, stapez ) titreştirir. Diziliş ve konumları itibariyle bu kemikçiklerin sert sesleri absorbe edici, filtre edici özellikleri vardır. ( belli bir dereceye kadar ses gücüne kadar )  Üzengi(Stapez) kemikçiği  iç kulak yapıları ile bağlantılı kemikçiktir. Ses bu kemikçikler yoluyla iç kulağa iletilir. İç kulak içinde yer alan sıvı içinde bulunan saçlı hücre olarak adlandırılan hücreler vardır. İç kulağın içindeki sıvı, ses iletimleri ile dalgalanarak saçlı hücre uyarır. Bu hücrelerin belirli frekanslara inceden kalın sese  göre salyangoz (cochlea ) adı verilen yapının içinde dizilimleri vardır.  Cochlea içindeki değişik frekanslardaki hücreleri uyararak elektirkisi bir uyarılara dönüşüp beyin içindeki işitme seyri başlar. Bu elektrikisi uyarılar nöron adı verilen hücrelerce önce pons( omurilik soğanı- beyin sapı), serebellum( beyincik), beyin ve en sonunda tüm frekansların analizlerinin yapıldığı beyindeki hechel gyrusu adı verilen işitme merkezi beyin kıvrımına ulaşırlar. Burada çok geniş bir ses analiz skalası vardır. Bu bölüm tıpkı bilgisayarın işlemcisi gibi hareket eder.

Top atışı, bomba, roket atışı gibi durumlarda atış yapılan alanın açıklığına ve kapalılığına bağlı olarak aşırı yüksek ses ve sesin yansıma etkisiyle oluşan basınç kulak zarında yırtılmalara, kulak kemikçikleride de kısmi yerinden oynamasına neden olabilir.  Aşırı ses travmasın da iç kulak orta kulak bağlantı noktasındaki üzengi (stapez )kemiğinin yerinden oynaması, iç kulak sıvısının sınırlı bir şekilde bağlantı noktasındaki zedelenmeden dolayı orta kulağa kaçması gibi durumlarda işitme kaybı ve tinnitus oluşabilmektedir. Aşırı yüksek sese maruz kalmalarda kulak kemikçiklerinin bu sesleri absorbe edebilme güçleri ortadan kalkmaktadır.

Yüksek seslere maruziyet de İç kulak içindeki reseptörlerin bu aşırı ses travmasına bağlı özelliklerini yitirmesi ile özellikle yüksek frekanslarda işitme kaybı veya tinnitus oluşabilir. Yani işitme sisteminin algılayıcı yani mikrofon kısmı arızalanarak görevini yapamaz hale gelmektedir.

Yüksek ses travması sadece bu yapılarla sınırlı durumlar oluşturmayabilir. Sistemin diğer kısımlarına  taşan durumlarda gelişebilmektedir. Bunların ötesinde beyin içinde seyir eden iletiyi taşıyıcı işitme nöronlarında da problemler olabilir. Ses travmasının şiddeti ile oluşan aşırı elektriksi yük nöron fiber yapılarında bozulmalara ve tinnitusa neden olabilir. Beyinde işitme merkezinde analiz kısmında ses travmaları frekans defeklerine, bozulmalarına neden olabilir.

Aşırı Yüksek sese maruz kalmakla oluşan yüksek frekans işitme kaybı ve tinnitus da işitme sisteminin sadece iç kulak kısmında veya herhangi bir noktasının sorumlu olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bu nedenle yüksek sese maruz kalıp işitme kaybı ve çınlama oluşanlarda, ilerleyen dönemlerde işitme kaybı tedavisi mümkün olmasa da, tinnitus yani çınlama tedavi edilebilir. Yüksek sese bağlı oluşan tinnitusun tedavi edilebilirlik şansı, patolojinin olduğu bölge ve hasarın durumuna bağlıdır. Yani akustik travmanın bir kısmı tedavi edilebilirken bir kısmında da tedavi şansı yoktur. Buna da tetkikler neticesinde karar verilir.

Akustik travmaya bağlı tinnitusta tedaviye karar vermek için yapılan tetkikler nelerdir ?:

Tedavi durumuna kara vermek için öncelikle durumun çok net olarak belirlenmesi gerekir. Bu belirlilik net olmaz ise neyi neden ve nasıl tedavi edileceği de bilinmez.  Akustik travmaya maruz kalıp, tinnitusu olmuş olan pek çok kişi ‘’tedavi olabilirmiyim ? ’’  sorularını yöneltmektedir.  Oluşan durumlar bir veya birkaç değişik noktada oluşması nedeniyle tedavi şansı anca tetkiklerden sonra söylenebilir. Kişinin durumunun belirlenmesi için, İşitme testi olan yüksek frekans odyogram, WBT (White bant tympanogram)  ve özellikli mp-FMRI ( Multiparemetrik fonksiyonel MI)  tetkiklerine ihtiyaç vardır. FMRI tetkiki; çınlama ve işitme alanlarını detaylandıran, hücresel düzeyde kesitler sunabilen ileri düzey MR cihazıdır ve sorunun kaynağını tespit edilebilmektedir. Klasik MR çalışmalarından çok daha farklı olduğu bilinmesi gereken bir durumdur.  

Genellikle hastalarımız normal, rutin MR cihazları ile bu çalışmaları karıştırabilmekte önceden yaptıkları, ellerinde mevcut olan MR tetkiklerinin yeterli olduğunu düşünmektedirler. Özellikli FMRI ( Multiparemetrik fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yöntemi)  tetkiki çok farklıdır. Normal MR ların ötesinde orta, ,iç kulak yapılarına inerek nöron düzeyinde hücresel ilişkileri detaylı olarak sunar. Birbuçuk saati bulan bir çalışma sonunda binlerce görüntü alınır. Bu görüntü analizleri çok önemli bulgular sunar. Bu çalışmalarda çınlama yapan noktalar tespit edilebilmektedir.  Bu da tedavini yönünü, şansını başarısını etkiler. FMRI vücuda zararlı bir işlem değildir. Vücudunda tıbbi anlamlı metal taşıyanların ( diş impantı, stent, kırık plakları, gibi) önceden bildirmesi gerekir. Her tıbbi metal için cihaza girip girmeyeceği bilgisi mevcuttur. Uygun olanlar çalışma kapsamına alınır.

Akustik travma ile oluşan tinnitusta tedaviye nasıl karar verilir ? neler yapılabilir?:

Tetkiklerle şayet tedavi şansı olacağı düşünülüyorsa Tinnitus ( çınlama ) için bir değişken tedavi seçenekleri gündeme gelir. Bu değişkenlik kişide mevcut olan patolojinin durumuna uygun olacaktır. Her ses travmasını da şiddetlerin ve etkilerinin aynı patolojik durumlar ortaya çıkarmayacağı,  farklılıkların olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. İşitsel yollardaki Hasarın ve patolojinin durumuna göre hasarları onarıcı ilaç tedavileri, bozulan elektriksi aktiviteleri düzenlenmesi  ve normal çalışabilir durumunun sağlayabilen r-TMS tedavileri uygulanabilmektedir. Akut evrelerde intratimpanik kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Tedaviler, tetkikler yapılıp patolojinin durumuna göre olmalıdır.

Bizler çalışmalarımızla tetkiklerimizle tinnitus oluşturan noktaları % 100 e yakın oranda tespit edebilmekteyiz. Tetkikler sonrasında akustik travmalı tinnitusu olan kişilerin tedavilerinde  kişinin bulgularına uygun, hareket etmekteyiz. Bulgular dahilinde şayet tedavi şansı mevcutsa tedavi uygulanmaktadır.  Tedaviye uygun olsa bile akıldan çıkarılmaması gereken tinnitus tedavilerinde henüz   % 100 lük bir tedavinin olmadığıdır. Fayda oranı % 65 - 70 tir bunun yanı sıra ,yani başarısızlıkta vardır. Özellikle tinnitus tedavisinde bu oranların bile bir umut olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bu nedenle tedaviler denenmelidir.

Not: Bu bilgilerin bir kısmı tıbbi kaynaklara dayalı bilgiler olup, Bir kısmı da kendi bilimsel çalışmalarımız soncunda tespit edilen durumlar ve bilgilerdir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.